Tarihsel Süreçte Şehirlerin Değişimi

Tarihsel Süreçte Şehirlerin Değişimi

18 Ekim 2017 Kapalı Yazar: Coğrafyacı

Dünya nüfusunun sürekli artması, sizce geçmişten günümüze kadar geçen süreçte şehirlerin sayısını ve şehirde yaşayan nüfus miktarını nasıl etkilemiştir? Şehirlerde gerçekleştirilen ekonomik faaliyetlerin gelişmesi ve çeşitlenmesi o şehrin fonksiyonel özelliklerini değiştirmiş midir?

İnsanın yerleşik yaşama geçmesiyle birlikte ortaya çıkan ilk tarım toplulukları birkaç yüz kişiden oluşan köylerde yaşıyordu. Verimli tarım alanlarının bulunduğu Mezopotamya, İndus, Nil ve Sarıırmak Vadisi’nde bugünkü büyük şehirlerin temelleri olan ve her birinde binlerce kişinin yaşadığı ilk şehirler kuruldu. İlk şehirlerin burada kurulması elbette bir tesadüf değildi. Tek ekonomik etkinliğin tarım ve hayvancılık olduğu ilk şehir yerleşimlerinin tümü, iklimin ılıman, su kaynaklarının bol ve tarım topraklarının verimli olduğu yerlerde kurulmuşlardı (Harita 2.5). Tarımsal üretimin artması, zamanla şehirler arasında gerçekleşen ticaret faaliyetlerini doğurdu. Şehirlerin giderek büyümesi, savunma ve yönetim gereksinimlerini ortaya çıkardı. Böylece şehirler, yönetici sınıfa ve askerî güce sahip yerleşimler hâline geldi. Orta Çağ’da savunma amacıyla surlarla çevrilerek kale içlerine alınan şehirler, Sanayi Devrimi ile birlikte bambaşka bir boyuta ulaştı. Kırsal kesimlerden aldığı göçlerle nüfusları hızla artan şehirlerin fonksiyonel özellikleri de gelişip çeşitlendi.

ScreenHunter 3 4

1800 yılında dünya nüfusunun yalnızca %3’ü şehirlerde yaşamaktaydı (Grafik 2.2) ve Dünya genelinde nüfusu 1 milyonu aşan sadece 6 şehir bulunmaktaydı (Tablo 2.1). Tarihler 1900 yılını gösterdiğinde dünyanın şehirli nüfus oranı %14’ü, nüfusu 1 milyon

 

 

 

u aşan şehir sayısı ise 12’yi buldu. 1900 yılının en büyük şehri 4,5 milyon nüfusa sahip Londra’ydı. Onu 2,7 milyonla New York ve 2,4 milyonla Paris izliyordu. Nüfusu 1 milyonun üzerinde olan 12 ş

 

ehrin tamamı Avrupa ve Kuzey Amerika Kıtalarında bulunmaktaydı.

Sanayileşmenin yaygınlaşması, 1900’lü yıllardan itibaren şehir sayısını ve nüfusunu daha fazla etkilemeye başladı. Nitekim 1950 yılına gelindiğinde Dünya’nın şehirli nüfus oranı %30’a, nüfusu 1 milyonu aşan şehir sayısı ise 83’e ulaştı. Ancak ekonomik gelişmelere bağlı olarak dünyanın en büyük şehri unvanı el değiştirmiş ve 12,3 milyonluk nüfusuyla New York ilk sıraya yerleşmişti. 8,7 milyonluk nüfusuyla ikinci sıraya gerileyen Londra’yı ilk kez bir Asya kenti takip etti ve Tokyo 6,9 milyonluk nüfusuyla üçüncü sırada yer aldı.

2000 yılına gelindiğinde dünyadaki şehirli nüfus oranı %47, nüfusu 1 milyonu aşan şehir sayısı ise 396 oldu. 2013 yılı itibariyle de dünyada nüfusu 10 milyondan fazla olan şehir sayısı 25’e yükseldi. Dünyanın en kalabalık şehri ise 36,9 milyonluk nüfusuyla Tokyo oldu.ScreenHunter 4 3