Meteorolojik Kökenli Doğal Afetler Nelerdir?

Meteorolojik Kökenli Doğal Afetler Nelerdir?

17 Ekim 2017 Kapalı Yazar: Coğrafyacı

Dünyadaki bazı hava olayları kimi zaman insan hayatını olumsuz şekilde etkileyen doğal afetlere dönüşür. Bu afetlerin asıl nedeni, hava olaylarında yaşanan uç değerlerdir. Sıcaklık, rüzgâr ve yağış gibi hava olayları; fırtınalar, kuraklık, çığ, sel, taşkın, kütle hareketleri ve erozyon üzerinde doğrudan veya dolaylı bir etkiye sahiptir. Son 20 yılda meydana gelen doğal afetlerin %40 kadarının doğrudan atmosfer kökenli olduğu saptanmıştır. Yüksek basınç alanındaki havanın alçak basınç alanına doğru yaptığı yatay yönlü hava hareketine rüzgâr denir. Rüzgârın esme şiddeti fazla olursa fırtına oluşur. Şiddetli rüzgârlar genellikle tropikal kuşakta oluştuğu için tropikal fırtınalar olarak adlandırılır. Tropikal fırtınalar; hızlı hareket eden, kuvvetli rüzgârlar üreten, şiddetli yağışları beraberinde getiren yıkıcı rüzgârlardır. Tropikal fırtınalar yaklaşık 300 kilometre genişlikte olur ve rüzgârın hızı 320 kilometreye kadar ulaşır.

a) Fırtınalar

Şiddetli rüzgârlardan olan tropikal fırtınaların oluşumu için ısıya ihtiyaç vardır. Bu nedenle tropikal kuşakta oluşur. Bu fırtınaların adı oluştukları yere göre verilir. Kuzey yarım kürede Atlas Okyanusu üzerinden başlayanlara kasırga, Büyük Okyanus’takilere ise tayfun adı verilir. Güney yarım kürede oluşanlar ise tropikal siklon olarak adlandırılır.

Şiddeti en yüksek fırtınalar hortumlardır. Sürekli dönen, basıncı az hava sütunlarına hortum denir. Bulutlardan yere doğru uzanan hortumlar sarmal şeklinde dönerken saatte 400 kilometreye kadar ulaşan hızla ilerler.

Hortumlar kısaca, fırtına sırasındaki basınç ve ısı farkı nedeniyle oluşur. Geniş ve düz alanlarda, sıcak ve nemli hava kütlesi ile soğuk havanın karşılaşma bölgelerinde görülür. Sıcak havanın yükselme, ağır olan soğuk havanın ise alçalma isteği, iki farklı hava kütlesinin karşılaşma alanında dönüşü başlatır. Hızla yukarı çıkan sıcak havanın soğuk hava içine çekilmesiyle huniye benzeyen hortum oluşur (Şekil10.3).

Hortum

Fırtınalar etkili olduğu yerlerde tekneleri batırır, ağaçları söker, otomobilleri havaya kaldırıp savurur ve şiddetli yağmurları beraberinde getirerek sellere neden olur. Tüm bunların yanında şiddetli rüzgârlar can kaybına da yol açar (Fotoğraf 10.11). Fırtınalardan en çok etkilenen ülkelerin başında Bangladeş gelir. 1970 yılında Bhola kasırgasında 500 bin kişi yaşamını yitirdi. 6 gün süren fırtına sonucunda evlerin %85’i yerle bir oldu.

1991 yılında 139 bin, 2007 yılında meydana gelen Sidr kasırgasında ise 4 binden fazla kişi ölürken, 1,5 milyon insan evsiz kaldı.

1998 yılında meydana gelen Mitch kasırgası, Honduras ve Nikaragua’da 10.000’den fazla insanın ölümüne neden olmuştur. Kasırganın sel ve heyelanlara yol açması zararın artmasında etkili oldu.

ABD’de 2005 yılında meydana gelen Katrina kasırgasında 1836 kişi yaşamını yitirdi. ABD tarihinin en yüksek maddi hasarlı doğal afetinde 81,5 milyar dolar zarar oluştu. Kasırga ile birlikte gelen şiddetli yağışlar sonrasında meydana gelen selin koruma duvarlarını yıkmasıyla New Orleans’ın %80’i sular altında kaldı. Myanmar’da 2008’de meydana gelen Nargis kasırgasında ölenlerin sayısı 80 bini buldu.

Tropikal Fırtınaların Yoğun Olduğu Yerler

Tropikal Fırtınaların Yoğun Olduğu Yerler

b) Kuraklık

Kuraklık, atmosfer kökenli doğal afetler içinde; etkisi geniş olan uzun süreli bir afettir. Kuraklık; bir bölgede, belli bir sürede, yağışın beklenenden daha az olmasıyla ortaya çıkar. Kuraklığın ortaya çıkmasında yağış azlığı, sıcaklık ve buharlaşma etkilidir. Kuraklığın doğal afete dönüşmesinde insanlar ve diğer canlıların su ihtiyacını karşılayamaması, tarım ürünlerinin suya gereksinimi olduğu dönemde yağışın yetersiz olması etkilidir.

Kuraklığa bağlı olarak doğal, ekonomik ve sosyal açıdan olumsuz etkiler ortaya çıkar. Kuraklığın olumsuz etkilerinin başlıcalarını şunlardır:

• İnsanların yeterli içme ve kullanma suyu bulamaması.
• Tarımsal üretimde düşüş ve beslenme yetersizliği.
• Sağlık sorunlarının yaşanması ve salgın hastalıkların artışı.
• Kuraklığa bağlı kitlesel göç yaşanması.
• Yer altı ve yer üstü sularının kuruması.
• Doğadaki canlıların su ihtiyacını karşılayamaması.
• Hidroelektrik üretiminde düşüş.

Günümüzde kuraklığın en çok etkili olduğu yerler; Afrika’da Somali, Sudan, Etiyopya, Çad, Nijer ve Moritanya gibi Sahra altı ülkeleridir. Çin ve Hindistan da kuraklıktan etkilenmiştir.

Çin’de 1876-1879 yılları arasında üç yıl süren kuraklık ve beraberinde gelen kıtlık nedeniyle 9 milyon insan ölmüştür.

Etiyopya’da 1971-1973 arasında kuraklık nedeniyle 1.5 milyon insan yaşamını yitirmiştir.

Tatlı su kaynaklarının kirlenmesi, aşırı su tüketimi ve küresel iklim değişiminin de etkisiyle önümüzdeki dönemde en büyük çevresel sorunun kuraklık olacağı öngörülmektedir.

c) Çığ

Eğimli arazi üzerinde birikmiş kar örtüsü, yer çekimi etkisiyle kaydığında çığ oluşur. Çığın oluşumu, arazinin eğimi, hava sıcaklığı, kar örtüsünün durumu ile ilişkilidir. Ayrıca depremler ve insanlar da çığ oluşumunda etkili olur. Çığ genellikle bitki örtüsü olmayan, dağlık ve eğimli arazilerde görülür.

Dağlık alanlarda kurulan yerleşimler, kar yağışının fazla olduğu bölgelerden geçen kara yolları ve demir yolları çığ tehlikesi altındadır. Kayak sporu ve kış dağcılığı yapan insanlar da çığ riski ile karşı karşıyadır. Dünya’da özellikle dağlık kesimlerde, kar yağışları nedeniyle ve orman örtüsünün ortadan kaldırılmasının etkisiyle çığ olaylarında artma görülmektedir.