Dünyanın Yedi Harikası

Antik Çağ’da, dönemin teknolojik şartlarına göre olağanüstü yapılar olarak tanımlanan ve tümüyle insanlar tarafından inşa edilmiş olan yapılara Dünya’nın yedi harikası adı verilmektedir. Bu kavram ilk kez milattan önce 5. yüzyıl’da Heredot tarafından kullanılmış ve milattan önce 4. yüzyılda Sidonlu Antipatros tarafından Dünya üzerinde görülmeye değer yedi yapıt şeklinde ifade edilmiştir. Yedi harika içerisinden günümüze ulaşan tek yapıt, Mısır’daki Keops Piramidi’dir. Diğerleri depremler, yangınlar ve savaşlarla tamamen ya da büyük ölçüde yok olmuştur. Ancak Antik Çağ’ın tarihçelerinin anlatıları sayesinde bu eserlerin tüm özellikleri bilindiği için temsilî resimleri çizilebilmekte ya da maketleri yapılabilmektedir.





Zeus Heykeli, milattan önce 450 yıllarında antik olimpiyat oyunları için inşa edilmiştir. 13 metre yüksekliğe sahip olan heykel, fil dişi ve metal parçalardan oluşmuş ve Yunanistan’ın Olympia (Olimpiya) bölgesindeki Partenon Tapınağı’nın içerisinde yapılmıştır. Heykelden günümüze kalan bazı parçalar, Fransa’da Louvre (Lur) Müzesi’nde sergilenmektedir.





Artemis Tapınağı, bugünkü İzmir il sınırları içerisindeki Efes antik kentinde yapılmış bir tapınaktır. Lidya Kralı Croesus (Kıroesus) tarafından milattan önce 550 yıllarında Tanrıça Artemis için inşa ettirilmiştir. Tamamen mermerden oluşan ve bronz heykellerle süslenen tapınak, milattan önce 356 yılında yakılmıştır. Bu tapınaktan günümüze sadece birkaç mermer parçası ulaşabilmiştir.

Halikarnas Mozolesi, milattan önce 350 yıllarında Kral Mausollos (Masolos) için yaptırılan bir anıt mezardır. Yüksekliği 45 metre olan ve mermerden yapılan bu yapıt günümüzde tamamen yıkılmıştır. Mozolenin mermer parçaları Bodrum Kalesi’nin yapımında da kullanılmıştır.

Rodos Heykeli, Yunanistan’ın Rodos Adası’nda bronzdan yapılan ve 32 metre yüksekliğe sahip olan bir heykeldir. Güneş Tanrısı Helios için inşa edilen ve ayaklarının altından yelkenli gemilerin geçtiği bu heykel, milattan önce 226 yılında bir deprem sonucunda yıkıldı. Heykelin kalıntıları günümüze kadar ulaşamamıştır.





Babil Asma Bahçeleri, milattan önce 7. yüzyılda Babil Kralı Nebukadnezar tarafından, ölen karısı Semiramis için yaptırılmıştır. Bugünkü Irak’ın güneyinde kurulan bahçeler, sütunlarla desteklenen taraçalardan oluşmakta ve Fırat Nehri’nden pompalanan sularla sulanmaktaydı. Yangınlar ve savaşlar nedeniyle yok olan bu antik yapı da günümüze kadar ulaşamamıştır.

İskenderiye Feneri, Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından Mısır’ın İskenderiye kıyılarında yaptırılmıştır. Milattan önce 290 yıllarında inşa edilen fener yaklaşık 160 metre yüksekliğindeydi ve fenerin aynası geceleri 50 kilometre uzaklığa kadar ışık saçıyordu. Depremlerle yıkılan fenerden günümüze birkaç parça ulaşabilmiştir.

Keops Piramidi, tüm antik eserler içerisinde en eski olanı ve günümüze dek ulaşanıdır. Milattan önce 2560 yıllarında Firavun Keops (Khufu) tarafından yaklaşık 30 yılda yaptırıldığı tahmin edilen bu anıt mezar, günümüzde Mısır’ın Gize kenti yakınlarında bulunmaktadır. Her biri 2 ile 10 ton arasında değişen kireç taşı bloklarıyla inşa edilen ve yaklaşık 3 milyon taş bloğun kullanıldığı piramit, 145 metrelik yüksekliğiyle 4300 yıl boyunca dünyanın en yüksek yapısı olmuştur. Keops Piramidi, firavun odası (Fotoğraf 5.8) ve kraliçe odası olarak adlandırılan iki büyük oda ile bu odaları birbirine bağlayan dar geçitlerden oluşan bir yapıttır. Firavunun mumyasının bulunduğu oda, 10 metre uzunluğunda ve 6 metre yüksekliğinde olup odaya 50 metrelik bir dehlizle ulaşılmaktadır. Mısır’ın eski imparatorluk döneminden kalan bu yapıt, çöl koşullarının yıpratıcı etkisiyle yer yer aşınmış olsa da günümüzde her yıl yüz binlerce insanın ziyaret ettiği dev bir yapı olarak varlığını korumaktadır.