Doğal Afetlere Karşı Nasıl Hazırlık Yapılmalıdır? Doğal Afet Yönetimi Nedir?

Doğal Afetlere Karşı Nasıl Hazırlık Yapılmalıdır? Doğal Afet Yönetimi Nedir?

17 Ekim 2017 Kapalı Yazar: Coğrafyacı

Doğal afetlerin verdiği zararlar ve doğa olaylarının afete dönüşmesindeki insan etkisi düşünüldüğünde, her toplumun afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olma zorunluluğu vardır. Afet yönetimi; afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması amacıyla afet öncesinden başlayarak, yapılması gerekenlerle ilgili tüm aşamaların planlanması ve toplumun tüm kesimleri tarafından koordineli olarak uygulamaya konmasıdır. Afetlerden en az zararla kurtulmanın yollarını; afet öncesinde, afet sırasında ve sonrasında yapılması gerekenleri öğrenmek ve gerekli çalışmaları yapmak afet yönetimi ile mümkündür.

Afet yönetimi; hazırlıklı olma, zarar azaltma, müdahale ve iyileştirme olmak üzere dört aşamadan oluşur. Hazırlıklı olma; afet öncesi planlama, eğitim ve uygulamalarla afete karşı hazır olmaya yönelik çalışmalardır. Zarar azaltma; olası bir afetten önce, yapılacak koruma ve güçlendirmelerle tehlikeyi önlemeyi amaçlar. Müdahale; afet sonrasında afetzedelerin tahliyesine, kurtarılmasına, tıbbi bakım ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik faaliyetlerdir. İyileştirme ise toplumun normal yaşamına dönmesi, yaraların sarılması, hasarların giderilmesi için yapılan çalışmalardır.

Ülkelerin gelişmişlik seviyesi arttıkça doğal afetlerin olumsuz etkisi azalır. Gelişmişlik seviyesi yüksek olan ülkelerde yöneticilerin ve halkın doğal afet bilincine sahip olması, ülkenin bilim ve teknolojide ilerlemesi doğal afetlerin zararını en aza indirir.

Doğal afetlerin önlenmesinde; afet risk haritalarının hazırlanması, tahmin ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, afet öncesi ve afet esnasında ne yapılması gerektiğinin bilinmesi önemli rol oynar.

Doğal afet risk haritaları hazırlanarak hangi doğal afet türünün nerede meydana gelebileceği, tehlikeli ve güvenli yerlerin nereler olduğu belirlenebilir. Günümüzde nerede deprem olacağı hatta hangi binaların depreme karşı dayanıksız olduğu bilinebilir. Yapılan bilimsel çalışmalarla heyelan, sel ve taşkın riskinin fazla olduğu yerler belirlenebilir. Riskli alanlar yerleşime açılmayarak veya gerekli koruma önlemleri alınarak doğal afet sonucu meydana gelebilecek zararlar en aza indirilebilir.

Deprem bölgelerindeki sağlam binaların depremden etkilenmediği gerçeği unutulmamalıdır. Bilimde bugün gelinen noktada, tahmin ve erken uyarı sistemlerinde de ilerleme kaydedilmiştir. Bazı doğal afetler öngörülebilmekte, erken uyarı sistemleri sayesinde insanlar haberdar edilebilmektedir. Aktif volkanlara kurulan izleme istasyonları, patlamanın habercisi sismik hareketliliği dinleyerek, insanların tehlike bölgesinden tahliye edilmesine imkân tanır. Kasırgaların oluşum zamanı ve karada nereyi vuracağı bilinmese de okyanus ortasında başlayan kasırgalar izlenerek, insanların sığınaklara girmeleri yönünde uyarılar yapılmakta ve can kayıpları en aza indirilebilmektedir. Meteorolojik tahmin ve uyarılar çoğu zaman hayat kurtarır. Günümüzde tsunami öncesinde erken uyarı ve hazırlık sinyalleri gönderen aletler, insanları kıyıdan uzaklaşmaları ve yüksek yerlere çıkmaları yönünde uyarır. Sonuç olarak, doğal afetlere karşı hazırlıkta önemli olan nasıl davranacağımızı bilmek ve gereken önlemleri almaktır.

Depremin vereceği zararları en aza indirmek için deprem öncesinde, deprem sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler:

Deprem