Ben Türkiye’de Yaşamak İstiyorum

Ben Türkiye’de Yaşamak İstiyorum

4 Ekim 2017 1 Yazar: Coğrafyacı

ABD’de bir lisede coğrafya öğretmeni, son sınıf öğrencilerine “Dünya üzerindeki ülkeleri inceleyip hayatınızı hangisinde devam ettirmek istediğinizi nedenleriyle açıklayınız.” konulu bir araştırma ödevi vermiştir. İki ay sonra teslim edilmesi gereken ödev için tüm öğrenciler değişik çalışma ve araştırmalar yapmışlardır.

Zamanı geldiğinde, herkes ödevinin sunumunu yaparken kimi Amerika’da, kimi Fransa’da, kimi ise İngiltere’de yaşamak istediğini belirtmiştir. Ama aralarından biri, öğretmenin dikkatini çok çekmiştir. Çünkü o öğrenci, Türkiye ile ilgili araştırma yapmış ve Türkiye’de yaşamak istediğini belirtmiştir. Öğretmen neden çoğu öğrenci Amerika ve Avrupa ülkelerinde yaşamak istediğini söylerken onun Türkiye’yi seçtiğini düşünmüş, hatta bu duruma şaşırmıştır.

Öğrenci, sunumunda Türkiye’yi seçme nedenini şöyle açıklamıştır: “Öğretmenim, dünya haritasını önüme açtım. Düşündüm ki ben dünyanın tam ortasında, merkezinde, yaşamalıyım. Aynı zamanda yaşadığım yer ilk medeniyetlerin kurulduğu, tarihi kökeni olan bir yer olmalı. Birçok ülkeyi araştırdıktan sonra buranın Türkiye olduğuna karar verdim. Daha sonra yaptığım araştırmalar sonucu, Türkiye’nin yer aldığı Anadolu toprakları üzerinde ilk medeniyetlerin kurulduğunu, bu toprakların geçmişten günümüze farklı alanlarda çeşitli değerlere sahip olduğunu öğrendim. İlk medeniyetlere beşiklik eden Anadolu, su kaynakları ve verimli toprakları ile büyük imparatorlukların kurulmasına da ev sahipliği yapmış. Mesela Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı Devleti yüzlerce yıl bu topraklarda hüküm sürmüş ve Anadolu topraklarını kaybetmemek için birçok savaşa girmiş. Bu durum benim dikkatimi çok çekti. Neden koskoca ülkeler bu topraklara bu kadar önem vermişti ki? Daha detaylı bir araştırma yaptığımda ilk şehirlerin de bu topraklar üzerinde kurulduğunu öğrendim. Merakım daha da arttı.

Türkiye dört mevsimin yaşandığı şanslı ülkelerden. Üç tarafı denizlerle çevrili ve bir de iç denize sahip. Akdeniz Havzası’nın doğusunda bulunuyor. Mevsimlere göre bu ülkede kış ve yaz turizmi yapılabiliyor. İstanbul, kültürel turizmin de geliştiği bir yer. Aynı zamanda İstanbul Boğazı denilen bir yer var, bir de Haliç. Avrupalılar buraya ‘Golden Horn’ diyor. İstanbul’daki gibi Çanakkale’de de bir boğaz var. Bu boğazlarla Karadeniz, Akdeniz’e bağlanıyor. Dört mevsimin yaşandığı ülkede, aynı anda farklı iklim tiplerinin de görülmesi bitki örtüsü ve tarım ürünlerinde çeşitliliği beraberinde getiriyor. Bu ülkede değişik endemik türler de görülüyor. Bunların yanında ülke kültürel açıdan da oldukça zengin. Ülkede cami, kilise ve havraların bir arada bulunması diğer inançlara karşı hoşgörülü olduklarını da gösteriyor. Aynı zamanda ülkenin hem Avrupa hem de Asya kıtasında toprağı var. Komşularının çoğundan daha modern bir ülke. Maden kaynakları açısından da oldukça zengin. Örneğin, değerli bir ham madde olan bor minerali Türkiye’de oldukça fazla. Gerçi ilk medeniyetler bunu işleyecek teknolojiye sahip değildi ama onların da ticaret yolları şu an Türkiye’nin bulunduğu topraklardan geçiyordu. Yaptığım araştırmadan anladım ki bu ülke diğer ülkeler için de önemli. Umuyorum şimdi benim neden Türkiye’yi seçtiğimi anlamışsınızdır.”